Dünya genelinde gençlerde bağırsak kanseri vakalarındaki artış, uzmanları harekete geçirdi. 1990-2019 yılları arasında yapılan bir araştırma, 50 yaş altı kanser oranlarının yüzde 79 arttığını ortaya koydu.
Bilim insanları, bu artışın ardındaki nedenleri tam olarak açıklayamasa da işlenmiş gıdalar, alkol tüketimi ve sağlıksız yaşam tarzını risk faktörleri olarak değerlendiriyor. Özellikle aşırı alkol tüketimi ve şekerli içeceklerin bağırsak kanseriyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. ABD Sağlık Dairesi Başkanı Dr. Vivek Murthy, bu durumun ciddiyetine dikkat çekerek, alkol ürünlerine kanser uyarısı eklenmesi gerektiğini ifade etti. Ancak, bu faktörlerin kesin bir şekilde hastalığın nedeni olup olmadığına dair daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Cincinnati Üniversitesi Kanser Merkezi’nden Dr. Jordan Kharofa şöyle diyor:
Yüksek ihtimalle yediğimiz şeyler, bağırsaktaki bakteriler ve bu bakterilerin ürettikleri arasında bir etkileşim var.
Dr. Kharofa ve diğer araştırmacıların çalışmaları, yüksek seviyede sülfür içeren beslenme biçimlerinin bir etkisi olabileceğini gösteriyor. Bu beslenme biçimleri genellikle aşırı içki ve işlenmiş et içerirken, meyve-sebze az tüketiliyor.
Bağırsak bakterileri, sülfürü hidrojen sülfüre dönüştürerek kanser riskini artırabiliyor.
Ancak herkes bu tanıma uymuyor ve sağlıklı beslenen genç kişilerde de bağırsak kanseri görülüyor.
ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki City of Hope araştırma merkezinden onkolog Dr. Marwan Fakih, “Sağlık konusunda çok ama çok bilinçliler ve sonra kliniğine geliyorlar, 33 yaşındalar ve 4. evre bağırsak kanseri olmuşlar” diyerek durumu açıklıyor:
Bir şeyleri kaçırdığımıza hiç şüphe yok.
Bazı bilim insanları da antibiyotiklerin sorumlu olabileceğini düşünüyor. Araştırmalarda güçlü bir bağlantı saptanmasa da uzun süreli kullanımın riski artırabileceği öne sürülüyor.
Kaliforniya Üniversitesi Irvine kampüsünden kanser biyoloğu Selma Masri ise farelerdeki biyolojik saatin bozulmasının, bağırsak bakterilerinin çeşitliliğini etkilediğini tespit etti.
Bazı değişikliklerin, bağırsak zarını zararlı bakterilerden koruyan mukus seviyesinin düşmesiyle bağlantılı olduğu görüldü.
Ayrıca biyolojik saatin bozulmasıyla bağırsak kanseri arasında da bağlantı gözlemlendi.
Masri gibi bazı araştırmacılar, cep telefonları, bilgisayarlar ve diğer cihazlardan sürekli ışığa maruz kalmanın biyolojik saati bozabileceğini ve kansere zemin hazırlayabileceğini düşünüyor.
Bazı bilim insanlarıysa mikroplastikler veya sonsuz kimyasallar denen maddelerin her yere yayılmasının ve insan vücuduna girmesinin kanser vakalarını da etkileme ihtimali üzerinde duruyor.
Los Angeles’taki Cedars-Sinai Tıp Merkezi’nden Jane Figueiredo, “Henüz bütün cevaplara ulaşamadık” diyerek ekliyor:
Sihirli bir değnek olmayabilir.