Bazı uzmanlar, 12 yıllık zorunlu eğitimin öğrencilerin kabiliyetlerini körelttiğini ve meslek edinmelerini geciktirdiğini savunurken, bazıları ise sistemin gerekliliğini vurguluyor.

Özel okul açmada yeni dönem: Daha sıkı kurallar geliyor Özel okul açmada yeni dönem: Daha sıkı kurallar geliyor

Enderun Özgün Eğitimciler Derneği, Maarif Platformu ve Medeniyet Enstitüsü tarafından düzenlenen "Türk Eğitim Sistemi ve Zorunlu Eğitimin Yansımaları" çalıştayında, lise eğitiminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi. Çalıştay sonuç raporunda, zorunlu eğitimin bireysel yeteneklerin gelişimi ve gençlerin meslek hayatına atılmaları açısından engel teşkil ettiği vurgulandı.

Raporda Öne Çıkan Tespitler

  • Dayatma Aracı Olmamalı: Zorunlu eğitim uygulaması, eğitimi bir hak değil dayatma aracı haline getirmektedir.
  • Lise ve üniversitelerimiz her öğrencinin kolaylıkla mezun olduğu yapı ve anlayıştan kurtarılmalıdır.
  • Herkesi mezun edip diploma sahibi yapmak üzerine kurulmuş sistemi öncelikle değiştirmeliyiz.
  • Zorunlu eğitim süresi düşürülmeli, branşlaşma yani yönlendirme erkene çekilmeli, sınıf geçme yönetmeliği yeniden gözden geçirilmeli ve bitirme sınavları geri gelmelidir.

İşsizliğin Yeni Adı

  • İhtiyaçlar, alışkanlıklar ve ekonomik düzey aynı olmadığı halde; bina, öğretmenler, anlayış ve müfredat aynı kalmaktadır. Farklı beklentileri ve becerileri olan milyonlarca öğrenciye aynı anlayışı sunmak eğitimi çıkmaza sürüklemektedir. Her öğrenci vasat bir seviyede birbirine benzetilmektedir.
  • Zorunlu lise eğitimi algı noktasında zorunlu bir üniversite eğitimini doğurduğu için üniversite öğrencisi olmak işsizliğin yeni adı olmuştur.
  • Üniversite çağına gelen bir çocuğun artık sanayinin en büyük ihtiyacı olan iş alışkanlıklarına ve mesleki becerilere sahip nitelikli eleman olma ihtimali kalmamıştır.

Son 4 Mutlaka Değişmeli

  • 4 + 4 + 4 olarak tarif edilen eğitim sisteminin öncelikle üçüncü dört yıllık kısmı zorunlu olmaktan bir an önce çıkarılmalı ve okumak isteyenler için üç yıla düşürülmelidir.
  • 12 yıllık zorunlu eğitimin özellikle son dört yıllık diliminin, yani lise kısmının zorunlu olması; okullardaki ders başarısızlığının, düzensizliğin, disiplin sorunlarının, suistimallerin ve kalite düşüklüğünün başlıca temel sebeplerindendir.

Ara Elemana Çözüm

  • Ülkemizde büyük çapta ara eleman eksikliği olduğu bilinmektedir. Bu açığın kapatılması için öncelikle öğrencilerin büyük kısmını mesleki eğitime yönlendiren bir uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.
  • Mesleki eğitimde en önemli konulardan birisi mesleki eğitimin itibarının yükseltilerek özendirilmesidir. Bu okullar başka bir liseye girmeyi becerememiş olanların mecburen gittiği okullar olmaktan çıkarılmalıdır. Bunun için de meslek liseleri mühendis olmanın ilk basamağı olarak gösterilebilir. İçerikleri de bu bağlamda yenilenerek itibar kazandırılıp mühendis olmak isteyen öğrencilerimizin öncelikli tercih edeceği hale dönüştürülebilir.

Etkisi Zayıf Kalacak

  • Milli Eğitim Bakanlığında, yaklaşık iki yıldır süren ve adı "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" olan geniş çaplı yenilik çalışmaları sürmektedir. Bu çerçevede, zorunlu eğitim kaldırılmadıkça, öğrenci çoğunluğunu mesleğe yönlendiren yenilikçi yöntemler hayata geçirilmedikçe, ortaya konan vizyon eğitimciler tarafından yeterince sahiplenilmedikçe müfredat dönüşümlerinin etkisi zayıf kalacaktır.
  • Ortaokul sonrasında, ailevi şartları, farklı kariyer hesapları ya da başka sebeplerle örgün eğitime devam etmek istemeyenlerin açık öğretime-akşam liselerine geçişini sınırlandırmak hatta imkansız hale getirmek eğitimin ruhuyla çelişmekte, insana saygı ilkesiyle tezat teşkil etmektedir.
  • Öncelikli olarak ilkokuldan üniversiteye eğitim bir bütün olarak ele alınmalıdır. Geniş katılımlı istişarelerle lise ve mesleki eğitimi yapılandırırken, bürokratlar yanında iş dünyasının da temsilcileri katkı sunmalıdır.

Uzun Vadeli Plan Şart

  • Eğitimin her kademesinde düzenlemeler yapılırken kısa süreli ve dar kapsamlı menfaatlerden çok uzun vadeli planlar ile kalıcı faydalar düşünülmelidir.
  • Üniversitelerde bölümlerin kontenjanları talebe göre değil ülkemizin ihtiyaçlarına, nüfusa ve istihdam imkanlarına göre planlanmalı, kontenjanlar belirlenirken popülist yaklaşımlardan uzak durulmalıdır.

Ezber Üzerine Kurulmuş Sistem

Üç dernek yaptıkları açıklamada şunu ifade ettiler: Zorunlu eğitim sınırları belirlenmiş müfredat tekeli ile eğitimi okulların duvarları arasında hapsetmekte. Kağıt üzerinde yürütülen teorik ağırlıklı yapıya mahküm kılmakta. Eğitim o yüzden ÖSYM'nin hakimiyetine girmekte. Böylece eğitim bilgilerin arasında diyalektik ve mantıksal bir ilişki kurmayı öğretmekten ziyade, bilgilerin mekanik olarak ezberlendiği bir sınav sistemi haline gelmekte ve insan hayatı salt bir sınav mantalitesine indirgenmekte. Sınav ve mekanik bilginin öne çıktığı böyle bir sistemde eğitim emek harcamadan, denemeden, tecrübe etmeden öğrendiğini zannetmeye ve yüzeysel bir kazanıma dönüşmektedir.

Doç. Dr. Kızıltaş: İlkokul 5 Yıla Çıkarılmalı

Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, "12 yıllık zorunlu eğitimin gözden geçirilmesi gerekir. İlkokul beş yıla çıkarılmalı. Liseler zorunlu olmamalı" diye konuştu.

Bakan Tekin: Yakında Tartışmaya Açılır

Geçtiğimiz günlerde katıldığı yayında 12 yıllık zorunlu eğitim tartışmaları Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e soruldu. Bakan Tekin "Zorunlu eğitimin çok olduğunu, yakında bunun tartışmaya açılacağını ben de tahmin ediyorum. Bu kadar uzun bir süre standart bir eğitime çocukları tabi tutmak doğru olmayabilir" dedi.